Lal çeşmesinden sızan yaşamın gizine karışan soluğum
Uykusuz bir geceye yaslıyor sırtını
Katılıp dev dalgalarına kelimelerin
Bir ahhh dünyasına göçüyorum habersiz
Bavulumda süt kokulu bir yalnızlık
Bavulum ağzına kadar dolu
Bir de cebimde siyah bir balığın öpücüğü
Çocukluğumdan kalan solmuş fotoğraflar gibi
Kimliksiz bir seyyaha boyanıyorum
Yollarda kalbim revan
Bin dallı yemin ağacının avuçlarından içtiğim su
Kanlı bir delilik
Ve çıldırmak
Sessizlik hali zihnimin
Yerçekimsiz boşluk hali
Yakamda bir gül
Alnımdaki derin çizgiler
Yürüyorum
Ve biliyorum uzun bir yol bu
Sonsuzdan gelip başka bir sonsuza giden
Yürüyorum
Tınıda yoksul şarkıların çiçeğe durduğu bahçelerden geçiyorum
Kalbe değil salt kağıda yazılan şiirlerden
Kirpikleri ıslak dünyadan
Sonra topraktan
Karnındaki ölü çocukların zehriyle gaibe karışan
Yürüyorum
Hepsini bırakıp ardımda
Yarından uzağa
En derinine bugünün
Dilimden bir cümle düşüyor sessiz
"Ve perde..."
Barış...
16.05.2022